Epiretinal Membran Nedir?
Epiretinal membran, gözün arka bölümünde yer alan ve merkezi görmeden sorumlu olan makula (sarı nokta) bölgesinin yüzeyinde gelişen ince, yarı saydam ve lifli bir doku tabakasıdır. Tıp literatüründe maküler pucker, selofan makulopati veya preretinal fibrozis olarak da adlandırılan bu durum, retina yüzeyinde çeşitli hücrelerin çoğalması sonucunda ortaya çıkmaktadır.

Makula yüzeyinde oluşan zar dokusu, zamanla kasılarak altındaki retina tabakasında kırışıklıklara ve mekanik çekintilere neden olabilmektedir. Bu değişiklikler, retinanın normal anatomik yapısını bozarak merkezi görme keskinliğinde azalmaya ve görüntülerin şeklinin bozulmasına yol açabilmektedir. Genellikle yavaş gelişen epiretinal membran, başlangıç dönemlerinde herhangi bir belirti vermeyebilir ve rutin göz muayenelerinde tesadüfen tespit edilebilir.
Epiretinal Membran Oluşum Nedenleri
Epiretinal membran gelişimi, idiyopatik ve sekonder olmak üzere iki temel grupta incelenmektedir. Başka bir göz hastalığına bağlı olmaksızın ortaya çıkan idiyopatik olgular, çoğunlukla yaşlanmayla ilişkili vitreus değişiklikleriyle bağlantılıdır.
Yaşın ilerlemesiyle birlikte göz küresinin içini dolduran vitreus jeli sıvılaşarak retina yüzeyinden ayrılabilmektedir. Arka vitreus dekolmanı olarak adlandırılan bu süreç, retina yüzeyinde hücresel çoğalma ve zar oluşumuna zemin hazırlayabilmektedir. Glial hücreler, hyalositler ve diğer hücresel bileşenlerin rol oynadığı bu süreçte gelişen lifli doku, zamanla kasılarak retina üzerinde çekinti oluşturabilmektedir.
Sekonder epiretinal membranlar ise retina yırtıkları, retina dekolmanı ve göz içi ameliyatları, diyabetik retinopati, retinal ven tıkanıklıkları, üveit gibi göz içi iltihabi hastalıklar veya göz travmaları sonrasında gelişebilmektedir.
Hastalığın görülme sıklığı yaşla birlikte artmaktadır. Özellikle 50 yaş üzerindeki bireylerde daha sık karşılaşılan epiretinal membran, bazı epidemiyolojik çalışmalarda 75 yaş üzerindeki kişilerin yaklaşık yüzde 20'sinde bildirilmiştir. Bununla birlikte görülme sıklığı toplumlara ve tanı yöntemlerine göre farklılık gösterebilmektedir. Hastaların yaklaşık yüzde 10 ila 20'sinde her iki gözde de epiretinal membran saptanabilmektedir.
Epiretinal Membran Belirtileri
Epiretinal membranın belirtileri, zarın retina yüzeyinde oluşturduğu çekintinin derecesine ve makula dokusundaki yapısal değişikliklere bağlı olarak farklılık göstermektedir.
En karakteristik belirtilerden biri, metamorfopsi olarak adlandırılan ve düz çizgilerin eğri, dalgalı veya kırık görünmesiyle kendini gösteren görme bozukluğudur. Hastalar özellikle okuma sırasında harflerin şeklinde bozulma, kapı ve pencere kenarları gibi düz çizgilerin eğri görünmesi veya nesnelerin boyutlarının farklı algılanması gibi şikâyetler yaşayabilmektedir.
Bunun yanında bulanık görme, merkezi görme keskinliğinde azalma ve bazı hastalarda çift görme ortaya çıkabilmektedir. İleri olgularda retina yüzeyindeki çekinti nedeniyle makula kalınlaşabilmekte ve retina katmanlarında kistik değişiklikler veya ödem gelişebilmektedir.
Ancak epiretinal membran bulunan her hastada ilerleyici görme kaybı ortaya çıkmamaktadır. Olguların önemli bir bölümünde zar yapısı uzun süre stabil kalabilmekte ve görme fonksiyonları belirgin şekilde etkilenmeyebilmektedir.
Epiretinal Membran Tanısı ve Takibi
Epiretinal membran tanısı, ayrıntılı göz muayenesi ve retina görüntüleme yöntemleriyle konulmaktadır. Göz bebeğinin genişletilmesiyle gerçekleştirilen göz dibi muayenesinde makula yüzeyindeki zar dokusu, retina kırışıklıkları ve damar yapılarındaki değişiklikler değerlendirilmektedir.
Tanı ve takip sürecinde kullanılan en önemli görüntüleme yöntemlerinden biri Optik Koherens Tomografi (OCT) teknolojisidir. OCT, retina tabakalarının yüksek çözünürlüklü kesitsel görüntülerini oluşturarak epiretinal membranın retina üzerindeki etkilerinin ayrıntılı şekilde incelenmesini sağlamaktadır.
Bu yöntemle membranın özellikleri, retina kalınlığı, foveal çukurluğun anatomik yapısı, çekintiye bağlı değişiklikler ve olası kistik boşluklar değerlendirilebilmektedir. Düzenli OCT incelemeleri, hastalığın ilerleyişinin izlenmesi ve tedavi gerekliliğinin belirlenmesi açısından önemli bilgiler sunmaktadır.
Epiretinal Membran Tedavisi
Epiretinal membran tedavisi, hastanın görme keskinliğine, şikâyetlerinin derecesine ve retina dokusunda meydana gelen yapısal değişikliklere göre planlanmaktadır.
Görme fonksiyonlarının korunmuş olduğu ve belirgin şikâyetlerin bulunmadığı hastalarda düzenli göz muayenesi ve OCT görüntülemeleriyle takip yeterli olabilmektedir. Ancak merkezi görme keskinliğinde ilerleyici azalma, düz çizgilerde belirgin bozulma veya günlük yaşam aktivitelerini etkileyen görsel şikâyetlerin ortaya çıkması durumunda cerrahi tedavi değerlendirilebilmektedir.
Cerrahi tedavide pars plana vitrektomi yöntemi uygulanarak göz içindeki vitreus jeli uzaklaştırılmakta ve retina yüzeyindeki epiretinal membran dikkatli şekilde soyulmaktadır. Gerekli görülen olgularda retinanın iç limitan membranı da çıkarılabilmektedir.
Ameliyatın amacı, retina üzerindeki mekanik çekintiyi ortadan kaldırmak ve merkezi görme fonksiyonlarının iyileşmesini sağlamaktır. Bununla birlikte görme düzeyindeki iyileşme hastadan hastaya değişebilmekte ve her hastada tam görsel düzelme sağlanamayabilmektedir. Cerrahi müdahalenin gerekliliği, beklenen yararları ve olası riskleri retina hastalıkları konusunda deneyimli göz hastalıkları uzmanı tarafından değerlendirilmelidir.
Sosyal Medya’da Paylaş
Bu içeriğin geliştirilmesinde Biruni Üniversite Hastanesi Kurulu katkı sağlamıştır. Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.










