fbpx

Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp

AKUPUNKTUR NEDİR?

Akupunktur, Latince kökenli olup “acus = iğne” ve “puncture = batırmak, delmek” kelimelerinden gelir. Yapılan işleme “noktayı iğneleme ile delmek” denilebilir. Bu noktalar günümüzdeki gelişmeler ışığında ve bilimsel araştırmalar sonucu tespit edilmiş noktalardır.

Yapılan çalışmalar göstermiştir ki bu noktalara uygulanan iğne, lazer ve basınç ile oluşturulan uyarılar beyin ve merkezi sinir sistemi tarafından algılanır ve bedenin kendini düzeltmesi için uyarılara cevaplar oluşturur.

Sinir sistemi “nöron” denilen hücrelerden oluşur. Nöronlar bir saniye içinde binlerce uyarı alır ve bu sistemin başka alanlarına iletirler. Alman Federal Fizik Enstitüsü Profesörü Werner Gift diyor ki: ‘’Her nöron bir toplu iğne başı kadar büyüklükte olsaydı insan vücudundaki elektrik ağını çizebilmek için kilometrekarelerce yüzey gerekirdi ki bu devre tüm dünyayı saran telefon ağından yüzlerce kat daha fazla olurdu’’.

Sinir sistemi tıpkı bir elektriksel ağ gibi çalışmaktadır. Doğru uygulama yapabilmek için doğru şalterleri açıp, doğru şalterleri kapatmak gereklidir. Bu da ancak bilgili, eğitimli ve donanımlı kişiler tarafından yapılmalıdır.

AKUPUNKTUR İLE BEDENİNİZİ YENİLEYİN

İnsan vücudunun en önemli özelliği kendini yenileme ve iyileştirme yeteneğidir. Kendini yenileme ve iyileştirme kararı sinir siteminin ana kumanda merkezindeki “limbik sistem”, “hipothalamus” vb. yapılar üzerinden verilir. Akupunktur uygulaması ile vücudun yenileme ve iyileştirme yeteneği aktif
hale getirilir veya aktivitesi arttırılır.

Uygulama için çelik, gümüş veya altın iğneler kullanılabilir. Ayrıca lazer destekli ve elektriksel uyarılar da uygulanmaktadır. Akupunktur dünyanın en tecrübeli ve en eski tıbbi tedavilerinden birisidir. Tarihçesi oldukça eskiye, 3000 – 5000 yıl öncesine dayanır.

Akupunktur Tedavisi

Günümüzde, dünyanın gelişmiş ülkelerinde ve seçkin üniversitelerinde yaygın olarak tedavi amaçlı kullanılmaktadır. Akupunktur uygulaması yapacak kişilerin bu bilgilere hakim olması gerekir. Akupunktur uygulamalarını sadece Sağlık Bakanlığı onaylı eğitim kurumlarından  sertifika sahibi olan tıp doktorları ve diş hekimleri yapabilir. Sertifika sahibi olmayan tıp ve diş hekimleri dahil hiç kimsenin akupunktur tedavisi uygulama yetkisi ve yeterliliği yoktur.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ / WHO) 1979 yılında akupunktur ile tedavi edilebilen hastalıkların bir listesini oluşturmuştur. Bilimsel çalışmalar ilerledikçe ve kanıtlar arttıkça tedavi listesi genişletilmiştir.

Akupunktur tedavisinin ülkemizde ilk resmiyet kazanması  29 Mayıs 1991 yılı, 20885 sayılı Resmi Gazete’ de basılmış olan mevzuat ile olmuştur. Bu mevzuat 17 Eylül 2002 yılı, 24879 sayılı  Resmi Gazete ’de yayınlanan şekli ile yenilenmiştir. En son 2013 yılında birbiri ardı sıra yapılan çalışmalar ile en son şeklini almıştır. Resmi Gazete Tarihi: 27.10.2014 Resmi Gazete Sayısı: 29158 ile son şeklini almıştır. Prof. Dr. Ahmet Kalaycıoğlu mevzuatın son şekline ilişkin çalıştaylarda görev almıştır.

  • Kas iskelet sistemi mekanik ağrıları
  • Eklem ağrıları
  • Spor yaralanmaları
  • Depresyon
  • Panik atak
  • Migren, gerginlik tipi baş ağrıları
  • Hipertansiyon
  • Hipotansiyon
  • Diş ağrıları
  • Nöropatik ağrılar
  • Kas spazmı
  • Akut ve kronik bel fıtığı
  • İlaçlara bağlı bulantı, kusmalar ve diğer bulantı – kusmalar
  • Sindirim sistemi bozuklukları, kabızlık, ishal, reflü
  • Alerjik rinit ve alerjik hastalıklar
  • Dismenore (ağrılı adet görme)
  • Polikistik over sendromu
  • Premenstrüel sendromu
  • Kısırlık
  • Doğum ağrısı
  • Uyku bozuklukları
  • Obezite
  • Bağımlılık (sigara vb)
  • Anksiyete gerginlik
  • Gece idrara çıkma
  • Kemoterapiye bağlı bulantı-kusma
  • Vertigo
  • Geriatrik hastalıklar
  • Solunum sistemi problemleri
  • Genel durum düşkünlüğü
  • Sinir kökü basıları
  • Alkol bağımlılığı
  • Çocuklarda solunum sıkıntısı
  • Göz hastalıkları
  • Unutkanlık ve hafıza problemleri
  • Dikkat eksikliği ve hiperaktivite
  • Sjögren hastalıklarında göz kuruluğu
  • Felçler
  • Yüz felci

Kupa Tedavisi (Hacamat)

Kupa tedavisi , çok eski yıllardan bu yana uygulanan bir tedavi yöntemidir. Geleneksel hale gelmiş olan bu tedavi yönteminde, herhangi bir kesi yapılmadan uygulanıyorsa buna “bardak çekme” deniliyordu. Bu bardakların uygulandığı yerlere küçük kesiler yapılarak kan ve sıvı boşaltılan yöntemine ise “hacamat” deniliyordu.

Günümüzde ise bardak çekme yöntemine “kuru kupa tedavisi”, kan ve sıvı boşaltılarak yapılan yönteme ise “ yaş kupa tedavisi” denilmektedir.

Sizi Arayalım

Bilgi ve Randevu için iletişim formunu doldurun sizi arayalım!

Bu uygulamanın da dahil olduğu 15 geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamaları Sağlık Bakanlığı tarafından 27.10.2014 tarihli 29158 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan yönetmelik ile yasal statüsünü kazanmıştır.

Resmi Gazete Tarihi: 27.10.2014 Resmi Gazete Sayısı: 29158

GELENEKSEL VE TAMAMLAYICI TIP UYGULAMALARI YÖNETMELİĞİ

Yönetmelik:

Tanım: Kan dolaşımını artırmak için bölgesel vakum oluşturmaya dayanan kuru kupa uygulaması ve belli vücut noktalarında bölgesel vakumla beraber yüzeysel cilt kesikleri oluşturarak kanın alındığı “Yaş Kupa” uygulamasıdır (hacamat).

Uygulamaya Yetkili Personel:

Sertifikası bulunan tabip, diş tabibi ve tabip gözetiminde sertifikalı sağlık meslek mebsubu Kupa tedavisi uygulanan hastalık ve sağlık durumları:
Bağışıklık sistemini güçlendirme Fibromiyalji (kasların aşırı sertleşmesine bağlı ağrılı durumlar) Romatizmal hastalıklara ait kronik (uzun süredir) ağrılar Eklem hareketlerinde kısıtlılık Sabah tutukluluğu

      • Yorgunluk
      • Kas iskelet sistemi mekanik ağrıları
      • Diz ağrısı (osteoartrit)
      • Migren ve gerilim tipi baş ağrıları
      • Uyku bozuklukları
      • Sindirim sistemi hastalıkları, bulantı, kusma, kabızlık
      • Nevralji (sinir sistemi) ağrıları
      • İnmeye bağlı oluşan hıçkırık, yorgunluk, konuşma problemleri.

Kupa tedavisi uygulanması sakıncalı ve yasak olan durumlar:

      • Tromboflebit (damar içi pıhtılaşma)
      • Aktif açık yaralar
      • Cerrahi yaralar
      • Kalp yetmezliği
      • Anemi (kansızlık)
      • Hemofili (kanamanın durmadığı, pıhtılaşmanın olmadığı hastalıklar)
      • Kan sulandırıcı ilaç kullanımı ve ayrıca varislerin direk üzerine uygulama

Not: Yukarıdaki bilgilendirmeden de anlaşılacağı üzere kupa tedavisi eğitimi sadece bakanlık onaylı eğitim veren üniversite ve Bakanlığa bağlı eğitim verme yetkisi almış olan hastanelerde verilen sertifika eğitimi ile olmaktadır.

Bu tedaviyi yapabilmek için;

Hekim, diş hekimi olmak zorunluluğu vardır. Bu sertifikaya sahip hekim, diş hekimi özel, tüzel uygulama yetkisine sahiptir. Ayrıca yardımcı sertifikalı sağlık personeli bir hekim veya diş hekimi gözetiminde özel tüzel çalışabilir ama kendisi özel tüzel bir yer açamaz ve yapamaz.

Kupa tedavisi için olmazsa olmaz kural ehil kişi, hijyenik koşullar ve acil bir durum karşısında gerekli müdahaleyi yapacak bilgi ve donanım olmasıdır.
Bu tedavide amaç, vücutta biriken toksinleri boşaltmak, ağır metalleri boşaltmak, kan dolaşımını rahatlatmak, vücudun kendini yenileme (rejenerasyon) yeteneğini canlandırmaktır.

    • Kupa tedavisi ağrısız, acısız, istirahat gerektirmeyen bir uygulamadır.
    • İş gücü kaybı olmaz, yatak istirahati gerektirmez.
    • 15-20 dk sürer.
    • Kadınlarda adet döneminde uygulanmaz.