fbpx

Beslenme ve Diyetetik

Biruni Üniversite Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü sağlığın devamını sağlamak, hastalıkta iyileşme sürecini desteklemek, toplumda sağlıklı beslenme bilincini oluşturmak üzere bireysel özelliklerinize uygun kaliteli ve güvenli beslenme ve diyet hizmeti vermektedir. Diyetisyenlerimiz beslenme konusundaki en son yenilikleri takip ederek, bu doğrultuda hastalarımızı en doğru şekilde bilinçlendirmektedir.

Çocukluk Çağı Beslenmesi

Sağlıklı, yeterli ve dengeli beslenme her yaş döneminde olduğu gibi özellikle de çocuklar için çok önemlidir. Hızlı büyüme ve gelişme nedeni ile okul öncesi çocukların pek çok besin öğesine olan ihtiyacı hayatın diğer dönemlerine oranla daha fazladır ve bu dönemde kazanılacak beslenme alışkanlıkları yaşam boyu sürmektedir. Toplumun çekirdeğini oluşturan ve sürekli bir büyüme gelişme süreci içinde olan çocuklar, beslenme yetersizliklerinden en çok etkilenen gruplardan biridir ve çocukluk döneminde edinilen yanlış beslenme alışkanlıkları kalp hastalıkları, yüksek tansiyon ve şişmanlık gibi hastalıklar için temel risk faktörü oluşturmaktadır.

Sağlıklı beslenmenin yanı sıra çocukların daha hareketli bir yaşam tarzı benimsemeleri, fiziksel aktivite düzeylerinin arttırılması ve bu konuda desteklenmeleri çocukların sosyal, zihinsel ve bedensel gelişimlerine önemli katkılar sağlayacaktır.

Çocukların sağlıklı beslenmesi için dört ana besin grubundan yeterli ve dengeli bir miktarda tüketmeleri gerekir. Dört ana besin grubu; süt, et, sebze ve meyve, tahıl olarak adlandırılır. Süt grubundan süt, yoğurt, peynir,  et grubundan et, tavuk, balık, yumurta (et grubuna dahil edilir), kuru baklagiller, sebze ve meyve grubundan mevsimine göre uygun miktarda ve tahıl grubundan ekmek, bulgur, makarna, pirinç vb. besinlerin her öğünde yeterli miktarlarda tüketilmesine dikkat edilmelidir.

Ergenlik Çağı Beslenmesi

Ergenlik; fiziksel, biyokimyasal, ruhsal ve sosyal yönden hızlı büyüme, gelişme ve olgunlaşma süreçleriyle çocukluktan yetişkinliğe geçiş dönemidir. Ergenlik çağı 12-18 yaş grubunu içerir. Ergenlik çağının genellikle kızlarda 10-12, erkeklerde ise 11-14 yaşlar arasında başladığı kabul edilmektedir.

Ergenlik çağında büyüme hızlıdır. Hızlı büyüme ve gelişme ise enerji ve besin öğelerine ihtiyacı arttırır. Ergenlik çağı gençlerin yeterli ve dengeli beslenmeleri büyüme ve gelişme hızlandığı için daha da önemlidir. Beslenme gencin yaşına göre boy uzunluğu ve vücut ağırlığının saptanması ile değerlendirilir.

Sizi Arayalım

Bilgi ve Randevu için iletişim formunu doldurun sizi arayalım!

Gebelik Dönemi Beslenmesi

Gebe kadının beslenmesinde amaç, annenin kendi fizyolojik gereksinimlerini karşılayarak vücudundaki besin ögeleri yedeğini dengede tutmak, fetusun normal büyümesini sağlamaktadır.

Ülkemizde “gebelik öncesi ve gebelik döneminde yetersiz ve dengesiz beslenme”, anne ve bebek ölümlerinde önemli bir yer tutuyor. Ülkemizde her yıl yaklaşık 1 milyon 400 bin doğum gerçekleşmektedir. Gebelik öncesi ve gebelik döneminde yetersiz ve dengesiz beslenme, anne ve bebek ölümlerine yol açan birçok sağlık sorununu beraberinde getirmektedir.  Gebelik öncesi ve gebelik dönemindeki beslenme şekli ile bebeğin doğum ağırlığı, beyin gelişimi ve sağlığı arasında yakın bir ilişki bulunmaktadır. Ülkemizde beslenme bozukluklarına bağlı olarak, hamile kadınların % 58’inde demir yetersizliği anemisi (kansızlık) ile kan hücrelerinin yapımında gerekli olan folik asit, fiziksel ve zihinsel gelişimde etkili iyot ve kemik gelişiminde rol oynayan kalsiyum yetersizlikleri görülmektedir.

Sporcu Sağlığı Beslenmesi

Primer immün yetmezliği olan hastalar bağışıklık sistemi hastalıklarında uzmanlaşmış doktorlar tarafından takip edilmelidir. Hastalığın tipine göre tedavi değişkenlik göstermektedir. Öncelikle tüm hastalar için enfeksiyonlardan korunma ve genel temizlik kuralları esastır. Hastalık grubuna göre canlı aşı uygulamaları düzenlenmelidir. Aşılarla ilgili revizyon mutlaka hastanın aşı programını takip eden aile hekimine yazılı olarak tebliğ edilmelidir. Bazı olgularda uzun süreli antibiyotik, antifungal tedavi gerekli olmaktadır. Ağır antikor eksikliklerinde, kombine immün yetmezlik ve sendromik özellik gösteren kombine immün yetmezlikler grubunda intravenöz İmmünoglobülin (IVIG) replasmanı (yerine koyma) ise tedavinin en önemli kısmını oluşturur. IVIG, 1981 yılında primer antikor yetmezliklerinin tedavisinde kullanılmak üzere lisans almış olup, son 40 yıl içinde birçok hastalığın tedavisinde kullanılmıştır. IVIG, düzenli olarak 3-4 haftada bir damar yolundan uygulanır. Standart IVIG preparatları 5000-10000 donör plazmasından elde edilir. Donörlerin doğal enfeksiyon ve immünizasyon ile oluşturdukları çok çeşitli antikorları içerirler. Temel bileşenini immunglobulin G (IgG) oluşturmakla beraber, az miktarda immünglobulin A (IgA) ve farklı stabilizatörler (maltoz, sukroz, glukoz, prolin, glisin) içerebilmektedir. IVIG genellikle iyi tolere edilmektedir ancak, nadiren yan etki görülebilmektedir. Ateş, titreme, yorgunluk, baş ağrısı, miyalji, artralji hafif yan etkilerdendir ve sıklıkla hafif yan etkiler görülür. Özellikle sistemik yan etkiler ile karşılaşıldığında intravenöz uygulamadan cilt altı (subkutan) uygulamaya geçiş bu olumsuz etkileri en aza indirebilir. Bağışıklık yetmezliği olan hastalara verilen bu antikorlar, mikroorganizmalara bağlanarak ve bağışıklık hücrelerinin bu mikroorganizmaları temizlemesini kolaylaştırır. Antikor üretimi eksik veya hiç olamayan hastalarda eksik olanı yerine koyarak enfeksiyon sıklık ve şiddeti azaltılıp, tekrarlayan enfeksiyonların yol açacağı organ hasarlarını önlenmektedir. Sonuç olarak hastanın yaşam kalitesini artmaktadır.

Sağlıklı beslenme, sporculara performans artışı, üst düzey konsantrasyon ve motivasyon sağlarken, yetersiz ve dengesiz bir diyet sağlık problemlerine ve performans düşüklüğüne sebep olabilir. Sağlıklı bir diyete sahip olan sporcuda yapılan antrenmanın etkinliği maksimuma ulaşır ve sporcu kendini zinde hisseder. Yeterli ve dengeli bir diyet, hastalanma ve sakatlanma riskini minimuma indirirken, yarış ya da sakatlanma sonrasında toparlanma süresini kısaltır.