Göğüs Cerrahisi

GÖĞÜS CERRAHİSİ

Göğüs cerrahisi, göğüs boşluğu içerisinde kalp dışında kalan doku ve organların cerrahisi ile ilgilenen anabilim dalıdır. Göğüs kafesi içinde bulunan Kalp ve Damarlar “Kalp ve Damar Cerrahisi” uzmanlık alanına girer. Göğüs Cerrahisi, akciğer ve onu çevreleyen yapıların hastalıklarıyla ilgilenir ve cerrahi yöntemlerle tedavi eder.

Akciğer Kanseri

Akciğerin iyi huylu ve kötü huylu tümörleri bulunabilir. Ne yazık ki, sigara içimine de bağlı olarak, en sık olarak, kötü huylu tümörlerine rastlanır ki bu tümörlerin bir diğer adı da “Akciğer Kanseri” dir. Akciğer kanserinde özellikle erken evrelerde cerrahi tedavi yüz güldürücüdür. Erken evrede yakalanarak uygun bir şekilde tamamen çıkarılmış bir tümörü olan hastanın, kanserden tamamen kurtulması mümkündür. Yakalanan evre ne kadar küçükse bu olasılık o kadar artar. 1 cm’ lik tümörlerde bu oran yüzde 90 civarındadır.
Bu nedenle, akciğer kanserinin tanısını erken yakalamak için, 35 yaşından sonra özellikle sigara içen herkesin yılda bir kez röntgen çektirmesi, hatta mümkünse 40 yaşından sonra yılda bir kez göğüs tomografisi çektirmesi uygun olur. Erken evrede yakalanan akciğer kanserinde; kötü huylu tümör kansersiz dokudan cerrahi işlemle çıkartıldığı takdirde sağlıklı ve uzun süre yaşam şansı bulunmaktadır.

Akciğer Zarı Kanseri

Son yıllarda ülkemizde sıkça görülmesine rağmen nadir tümörler arasında yer alan bu kanser çeşidi akciğer, kalp ve karın organlarını çevreleyen sırasıyla plevra, perikard ve periton adı verilen zarlardan orijin alan habis bir tümördür. Çoğu kez kanserojen mineral maruziyetine bağlı olarak ortaya çıkar ve en fazla akciğer zarında görülür.

Nefes borusu tümörleri

Ağız veya burundan alınan hava nefes borusu yolu ile akciğerlere ulaşır. Bu hava yolunda iyi veya kötü huylu tümörler ortaya çıkabiliyor. Ancak bu tümörler bazen nefes borusunun içinde değil etrafında görülebiliyor. Bu durum nefes borusunu dışarıdan bastırarak sıkıştırabiliyor. Gerek içinde oluşan gerekse dışında oluşan tümör, nefes borusunda daralma ortaya çıkartarak, hastanın hayatını tehdit edebilir.

Nefes borusu tümörleri mutlaka bir girişimle çıkartılmalıdır. Aksi durumda hasta nefes alamayabilir. Tümörün çıkartılması hastanın ve tümörün durumuyla ilgili olarak bir bronkoskop içerisinden tümörün kısmen veya tamamen çıkartılması şeklinde ya da tümörlü hava yolunun tamamen çıkartılması ve trakeanın tekrar uç uca birleştirilmesi operasyonu şeklinde olabilir. Bazı durumlarda ise nefes borusu içerisine stent yerleştirmek gerekir.

Akciğer Amfizemi

Özellikle, uzun süreli sigara içimine bağlı akciğerin kronik (süreğen, uzun süreli) tıkayıcı hastalığı (tıp dilinde; KOAH) tıp dilinde “Amfizem” denen en çok nefes darlığına neden olan durumdur. Bu hastalığın tedavisinde ilaçla tedavi esastır. Ancak, ileri dönemlerinde ilaç tedavisi pek yarar sağlamamaya başlar. Bu dönemde, nefes darlığı da hızla artar ve hayati tehlike oluşturmaya başlar. Tüm dünyada bazı merkezlerde 1993 yılından beri yapılan ve araştırma safhasını henüz bitirmemiş olan bir ameliyat ile hastaların yüzde 80-90’ında solunum sıkıntısı azaltılabilmektedir. Bu ameliyatın adı:” Akciğer ‘in Hacim Azaltıcı Ameliyatı” dır. Ancak, her amfizem hastasına yapılamamaktadır.

Göğüs Boşluğunda Sıvı Toplanması

Birçok akciğer ve akciğer dışı hastalığa bağlı olarak göğüs boşluğunda sıvı birikmesi ortaya çıkabilir. Sıvı, biri akciğerin dış yüzünü diğeri ise iç yüzünü sara 2 akciğer zarı arasında kalan potansiyel boşlukta birikir. Verem, akciğer ve akciğer zarı kanseri, zatürre gibi birçok akciğer hastalıklarında görülebilir. Cerrahi tedavi, genellikle sıvının ince bir tüp aracılığı ile boşaltılmasıyla gerçekleştirilir.

Akciğer Zarı İltihaplanmaları

Akciğer ve bronşların iltihaplanması, cerrahi sonrası bronş ile akciğer zarları arası boşluk ile bağlantı oluşması ya da kalan boşluğun iltihaplanması sonucu olarak rastlanan problemlerdir.

Aşırı el, ayak, koltuk altı, yüz terlemesi ve yüz kızarması tedavileri el, ayak, koltuk altı, yüz terlemesi ve yüz kızarması toplumda ergenlik çağında daha sık karşımıza çıkmaktadır. Genel popülasyonda yüzde 1 civarında kişide bu semptomlar izlenmektedir. Genellikle ergenlik çağında bazen erişkin yaşa kadar bir yelpazede seyredebilen bu semptomlar, üç grup altında toplanabilmektedir. Hafif, orta ve ağır tablodaki kişiler bu şikâyetleri nedeni ile bazen sosyal yaşamda bazen de mesleki sorunlar yaşamaktadır.

Sempatik hiperaktviteye bağlı olabilen bu semptomlar, gerektiğinde Göğüs Cerrahi uzmanları tarafından yapılan Video-Torakoskopik Torasik Sempatik blokajlar ile çözümlenebilmektedir.

Biz cerrahi tedavi ihtiyacı olan hastalarda ETS Bilateral uygulamaktayız. Uzun yıllar önce sağ ve sol olmak üzere iki ayrı seansta uygulanan ETS bugün anestezi süresinin kısalması ve cerrahi deneyimlerin artması ile aynı seansta Bilateral (iki taraf birden aynı seansta) yapılmaktadır.

Bu ameliyattan sonra hastalar, 4-6 saat dinlendikten sonra evlerine gidebilmektedirler. Operasyon sonrası 2 gün istirahat eden her kişi işinin başına dönebilir.

Göğsün Şekil Bozuklukları (İçe Çökük veya Dışa Çıkık Göğüs Kafesi)

Göğüs kafesi, doğuştan gelen bazı sebepler ile özellikle ön-orta kısımda bazı anormallikler gösterebilir. Bunların başlıcaları: Göğüs kafesinin ortasının çökme göstermesi, göğüs kafesinin çıkıntı yapmasdır. Her iki durumda da cerrahi yöntem ile düzeltme yapılabilmektedir.

Göğüs Travmaları

Trafik kazası ya da düşme gibi nedenlerle göğüste oluşan kırıklar, kanamalar veya organ yaralanmaları göğüs cerrahisi tarafından tedavi edilmektedir.

Diyafrağma Fıtığı

Kazalar, yüksekten düşmeler, darbeler veya doğumsal nedenler sonucu karın boşluğu ile göğüs boşluğunu birbirinden ayıran zarda meydana gelen yırtıklar nedeniyle iç organların göğüs boşluğu içine girmesi sonucu oluşan problem; diyafragma fıtığı olarak adlandırılır. Tedavisi cerrahidir.

Akciğerin Doğumsal Anomalileri

Tüm organlarda olduğu gibi, akciğerde de, doğuştan gelen bazı nedenlerle bir grup hastalık oluşmaktadır. Bu hastalıkların, genellikle nedeni, doğum öncesi ‘anne – karnındaki dönem’ de bebek gelişimi esnasında olan bazı yanlış oluşumlardır. Bu tip durumlar, genellikle hayati tehlike yaratmazlar. Ancak, bazen bebeklik, bazen de erişkinlik döneminde rahatsızlıklar meydana getirebilir. Bu durumlarda da cerrahi tedavi gerekebilir. Bu tip hastalıkların özel bir belirtisi yoktur. Ancak, genel olarak bir akciğer rahatsızlığının araştırılması sırasında konunun uzmanları tarafından yapılan ileri tetkikler ile ortaya çıkarılabilir.

Akciğer Kist Hidatiği

Ülkemizde oldukça sık rastlanmaktadır. Tedavisi cerrahi müdahale ile mümkün olan bir hastalıktır. Kötü huylu değildir. Çoğunlukla, aşısız ve köy ortamında yetişen kedi ve köpeklerin tüyünde bulunan parazit yumurtalarından oluşur. Şehirde yetişen, çiğ et yemeyen veya aşılı evcil hayvanlarda bulunmaz.

Kapalı Akciğer Ameliyatları

Bu yöntemde ameliyatlar ½ ile 1 cm arasında değişen 1-3 adet kesiden, endoskopik bir kamera ve monitör yardımıyla yapılmaktadır. Uygun olgularda uygulanan bu yöntemle hastanede yatış süresi kısalmakta, ameliyat sonrası ağrılar belirgin olarak azalmakta, komplikasyon gelişme olasılığı en aza indirgenmekte ve küçük kesiler sayesinde kozmetik açıdan çok daha memnun edici bir görüntü ortaya çıkmaktadır.

Göğüs cerrahisini ilgilendiren ve bu bölümde sözü edilen ameliyatların birçoğu hastanemizde kapalı yöntemle yapılabilmektedir.

BÖLÜM DOKTORLARI

BÖLÜM YAZILARI