Algoloji

Algoloji

Vücudun herhangi bir yerinde olan; sebebi belli olan veya olmayan; ev, iş ve sosyal hayatı etkileyerek yaşam kalitesini bozan kronik ağrıların tanı ve tedavisi ile multidisipliner yaklaşımla ilgilenen bir bilim dalıdır.

Algoloji bölümü ilaçlardan ve(ya) FTR’den sınırlı fayda görmüş ancak Cerrahi de düşün(ül)meyen hastalar içindir.

Kanser ağrıları, kas-iskelet sistemi ağrıları (boyun, omuz-kol, sırt, bel-bacak vs. ağrıları), baş ağrıları, nevraljiler (diyabetik nöropati, postherpetik nevralji vs.), damar tıkanıklığına bağlı ağrılar (Burger hastalığı gibi), fantom ağrılar gibi nedeni bilinen veya nedeni belirlenemeyen ağrılar bu bölümde tedavi edilmekte veya dindirilmektedir.

Nasıl bir hastalık kişisel bir deneyimdir aynen ağrı da kişisel bir deneyimdir ve bundan dolayı da kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımları gerektirir. Ayrıntılı muayene sonrasında kliniğimizde hastanın en fazla göreceğini düşündüğümüz tedavi seçenekleri belirlenir. Çünkü aslında ağrı vücudumuz için ağrı çok ince dizayn edilmiş bir savunma mekanizmasıdır. Bu mekanizma uygunsuz şeklide ortadan kaldırılırsa bir anlamda vücudun savunması kırılmış olur. Diğer yandan bu mekanizma dengesiz şekilde çalışıyorsa bir şekilde formatlanması lazımdır.

Burada kritik noktalardan biri de hastanın ağrı olarak nitelendirdiği durumun ağrı olarak değerlendirilmesi, özellikle ‘psikolojiktir’ diyerek hafife alınmamasıdır. Çünkü ağrıyı çeken kişi hastanın kendisidir. Aynı zamanda ağrı eşiğinin kişiden kişiye değiştiği bilinerek bazı hastalarda ufak bir hasarın bile çok derin ağrılara neden olabileceği unutulmamalıdır. Ağrıyı bir ‘imdat’ çığlığı olarak düşünmek ve mümkün olduğu kadar acil müdahale etmek en doğru olanıdır. Aksi takdirde toplumdan soyutlanmaya kadar giden acı durumlar ortaya çıkabilir.

Hastaların bizlerden beklentileri olduğu kadar, biz hekimlerin de hastalarımızdan istekleri olabilmektedir. Bunun en başında kendilerine yapılan önerileri yerine getirerek tedaviye aktif katılım sağlamalarıdır. Bunun için de nasıl bir kişi tansiyon veya şeker hastası olabiliyor, aynen öyle de hastamızın kendisini ‘Ağrı’ hastası olarak kabul etmesi gerekiyor.

Hangi işlemleri yapıyoruz?

  • Epidural Enjeksiyon
  • Faset Eklem Enjeksiyonu
  • Kaudal Enjeksiyon
  • Sakroiliyak Enjeksiyon
  • Tetik Nokta Enjeksiyonu
  • Periferik Sinir Blokları
  • Oksipital Sinir Bloğu
  • Omuz Eklem Enjeksiyonu
  • Diz Eklem Enjeksiyonu
  • Sempatik Bloklar
  • Epidural Port-Kateter Takılması
  • Nöral Terapi
  • Proloterapi
  • İmpar Gangliyon Blok
  • Migren Ağrılar İçin Enjeksiyonlar
  • Fibromyalji Enjeksiyonları
  • Kanser Ağrıları İçin Tanısal Veya Kalıcı Enjeksiyonlar

Ağrı Pili (Spinal Cord Stimülasyon Tedavisi)

Ağrı pili, kronik ağrı tedavisinde yer alan bir yöntemdir. Günümüzde kronik ağrı toplumda oldukça yaygın olup hastaların hayat kalitesini etkileyen bir durumdur.

Başarısız bel cerrahisi, diyabetik polinöropati, post-herpetik nöropati, diğer nöropatiler, fantom uzuv sendromu, angina pektoral (Genellikle anjina olarak bilinir. Kalp kasındaki iskemi ve koroner arter spazmı nedeniyle oluşan göğüste ağrı, sıkışma ve baskı hissi yaşanır) gibi hastalıklar genelde verilen tedaviye dirençli oluyorlar. Kronik, şiddetli ağrı çeken bu hastalarda depresyon ve diğer psikiyatrik ve psikolojik bozukluklar da sıkı görülmektedir.

Kronik Ağrılara uygulanan bir yöntemdir!

Ağrı pili tedavisi vücudun her hangi bir yerinde olan kronik ağrıyı tedavi edebilecek bir yöntemdir. Doğru hasta seçimi cerrahi başarısını etkileyen en önemli faktördür. Dolayısıyla bu hastaların seçiminde multidisipliner yaklaşım en iyi sonuçlar verir. Beyin cerrahisi, ağrı uzmanları (algolog), psikiyatri ve psikoloji uzmanları tarafından değerlendirilmekte fayda vardır. Seçilmiş hastalarda bu tedaviye uygun görüldükten sonra operasyon planı yapılır.

Ağrı Pili Nasıl Yerleştiriliyor?

Cerrahi sırasında omuriliğin arka kısmı üzerine elektrotlar yerleştirilir. Bu elektrotlardan elektriksel sinyal verilerek omurilikte ağrı iletilerin beyine ulaşması engellenir. Fakat bu tedavinin etkili olacağından emin olduktan sonra kalıcı sistem yerleştirir. Böylece başarısızlık oranı düşürülür. Genelde elektrotlar yerleştirildikten sonra dışarıya çıkarılır. 2-3 gün boyunca deneme stimülasyonu yapılır. Gerekli fayda sağlandığı görülürse ikinci aşamada elektrotlar devamlı elektrik sinyali veren jeneratöre bağlanılır. Bu jeneratör genelde karın bölgesinde cilt altına yerleştirilip, dışarıdan ayarlanabilir bir cihazdır. Elektrotlar jeneratörün ürettiği elektrik akımını omuriliğe taşıyarak ağrı iletilerin beyine geçmesini engeller ve böylece ağrı tedavisi gerçekleşmiş olur. Jeneratörün içinde olan bir bilgisayar programı vasıtasıyla verilen sinyalleri hastaların ihtiyaçlarına göre değiştirme imkanı sağlıyor. Böylece tedavi kişinin özel ihtiyaçlarına göre ayarlanıp optimal sonuç alınabiliyor.

BÖLÜM DOKTORLARI

BÖLÜM YAZILARI