Sağlığını Düşün”   D vitamini eksikliği; kemik yoğunluğunu da olumsuz etkiler ve kemik hastalıklarına davetiye çıkarır.

Diz Kireçlenmesi ve Diz Protezi ile ilgili Her şey

Vücudun en büyük eklemlerinden biri olan diz eklemi uyluk kemiğinin (femur) alt ucu, kaval kemiğinin (tibia) üst ucu ve bunların önünde diz kapağının (patella) sınırladığı anatomik bir yapıdır. Eklem bir kapsül tarafından sarılmıştır ve içinde sürtünmeyi en aza indiren sinoviyal sıvı bulunur. Kapsül ile beraberinde dizi çepeçevre saran ligamentler, dizin içindeki bağ ve menisküsler, diz ekleminin sabitliğini sağlar.

DİZ PROTEZİ NEDİR?

Total diz protezi günümüzün en yüz güldürücü ortopedik ameliyatlarından biridir. Diz ağrısının giderilmesi, diz fonksiyonlarının uygun şekilde geri kazanımını ve yürüyüş kapasitesinin artırılması amacı taşır. Böylece yaşam kalitesinde artış sağlar. Diz eklem kıkırdağı ileri düzeyde hasarlanmış hastalarda, eklemi yapay bir eklemle değiştirme işlemidir. Diz protezi; kobalt, krom alaşımından yapılmış ana bileşenlerden ve buna bağlı bağlı polietilen eklem yüzeyinden oluşur. Diz protezi kemik çimentosu adı verilen bir dolgu maddesi ile kemiğe tutunur.

İlk olarak 1967’ de Gunston tarafından dizayn edilen ve uygulanan total diz protezi dünya genelinde yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Yıllar geçtikçe malzeme, teknoloji ve cerrahi teknik büyük ilerleme kaydetmiştir.

TOTAL DİZ PROTEZİ KİMLER İÇİN UYGUNDUR?

Ciddi şekilde hasar görmüş diz eklemi kıkırdağı nedeniyle yürüme ve merdiven çıkma gibi günlük aktivitelerin dahi ileri düzeyde etkilendiği hastalar diz protezi için adaydır. İstirahat, ilaçlar, fizik tedavi, eklem içi enjeksiyon gibi ameliyat dışı tedavilerin kullanılmasına rağmen yaşam kalitesi artmayan hastalar için total diz protezleri uygundur. Protez uygulanan hastaların çoğu 50 ila 80 yaş arasındadır. Ancak diz ağrısı ve diz ekleminin fonksiyon kaybına göre her hasta bireysel olarak değerlendirilir.  Romatoid artrit ve osteonekroz gibi bazı özel durumlarda, daha erken yaşta da protez yapılması mümkündür.

TOTAL DİZ PROTEZİ AMELİYATI NASIL GERÇEKLEŞTİRİLİR?

Total diz protezi ameliyatı genel veya rejyonel (spinal anestezi) anestezi uygulanarak yapılabilir. Diz önünden yapılan kesi kullanılarak ameliyat gerçekleştirilir. Operasyon yaklaşık 1-2 saat sürer.

Ameliyattan sonra ağrıyı önlemek için ağrı pompaları kullanılabilir. Ameliyat bitiminde giydirilen varis çorapları 6 hafta boyunca giyilmelidir. Ameliyat sonrası odanızdaki yatağınıza alındıktan sonra nefes egzersizine başlayın. Yatak içinde ayak bileklerinizi ileri geri hareket ettirerek bacak kaslarınızın çalışmasını sağlayabilirsiniz. Ameliyattan sonraki gün diz eklem hareket egzersizleri başlanır ve ayağa kalkılır. Kısa bir yürüyüş yapmak için bir yürüteç veya koltuk değneği kullanabilir. Hastanede yatış süresi yaklaşık 3 gündür. Hastaneden ayrıldıktan sonra evde size öğretilen ve önerilen egzersizleri yapmanız çok önemlidir. Pulmoner emboli denen pıhtı atma olayı oluşmasın diye olabildiğince sık sık yürüyüş yapıp hareketli olmak, varis çoraplarını çıkarmamak ve size reçete edilen kan sulandırıcı ilacı düzenli kullanmanız önerilmektedir.

DİZ PROTEZİ AEMLİYATI SONRASI NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?

Diz protezi hastalarının % 90’ından fazlasında, diz ağrısı önemli ölçüde azalır, günlük yaşam aktiviteleri (yürüme / merdiven çıkma gibi) önemli ölçüde iyileşir. Taburculuk sonrası koltuk değneği, yürüteç ya da kanedyen baston yardımıyla evinize gidebilirsiniz. Her bir hastanın desteksiz olarak orta veya uzun mesafeli yürüyüş yapması farklılık göstermekle beraber bu süre ortalama 4 ila 8 hafta arası kadardır. Protezden sonra koşu, zıplama ve ağır aktiviteler yapmak uygun değildir. Bunlar protezin erken aşınmasına ve ömrünün kısalmasına neden olur. Bunların haricinde yürüme, bisiklet sürme, golf oynama, yüzme gibi sporların yapılması herhangi bir sorun oluşturmamaktadır.

Ameliyat sonrası hareket aralığı, özellikle aşırı kilolu hastalarda nispeten küçüktür. Ortalama hareket aralığı yaklaşık 120-130 derece kadardır. Bu nedenle protez sonrası ayaklarını altına alıp oturmak pek uygun olmayabilir. Protezin daha uzun süreli sağ kalımı için dizin aşırı bükülmesinden kaçınılmalıdır.

AMELİYAT SONRASI MANYETİK REZONANS (MR) ÇEKTİRİLEBİLİR Mİ?

Günümüz diz protezleri krom-kobalt alaşımından (MR ile uyumlu bir metal) yapılmıştır. MR çekimi ile ilgili bir sorun yoktur. Ancak çekim öncesi MR uyumluluğu için marka veya metal alaşımı hakkında mutlaka doktorunuza danışmalısınız.

PROTEZİN BİR ÖMRÜ VAR MIDIR? VARSA NE KADARDIR?

Hareket sırasında oluşan sürtünme nedeniyle, diz protezini oluşturan tüm bileşenler zamanla aşınır. Protezden aşınan küçük metal ve plastik parçalara kemiğin verdiği tepki nedeniyle protez kemikten zamanla ayrışır. Protez gevşemesine yol açan bu durum hastada eklem ağrısı olarak belirti verir. Uygun cerrahi teknikler ve modern protez tasarımları ile diz protezlerinin ömrü günümüzde 20 yıla kadar uzatılmıştır. Yenilikçi teknolojilerle geliştirilen hareket yüzeyleri ile protezlerin daha uzun ömürlü olması beklenmektedir. Aşırı kilo alımı ve tekrarlayan zorlu aktiviteler mekanik olarak aşınmayı artıracak ve protezin ömrünü kısaltacaktır. Çoğu hastada, gevşeyen protez çıkarılabilir ve ikinci bir ameliyatla değiştirilebilir. Ancak revizyon ameliyatı ilk ameliyata göre daha zordur ve daha büyük protezlerin kullanılmasını gerektirebilir.

AMELİYAT SONRASI HANGİ DURUMDA KOMPLİKASYON GÖRÜLEBİLİR?

Total diz protezi sonrası ciddi komplikasyon olasılığı çok düşüktür. En sık görülen sorunlardan biri, pıhtı atması denen pulmoner embolidir. Görülme sıklığı % 0,2 – % 1 arasındadır. Bunu önlemek için, ameliyattan hemen sonra varis çorabı giydirilir. Hastanede başlayan kan sulandırıcı ilaç kullanımı taburculuk sonrası da devam eder. Ameliyattan sonra erken yürümeye başlamak da riski azaltacaktır.

Total diz protezi sonrasında enfeksiyon riski % 1-2 arasındadır. Vücudun diğer bölgelerindeki enfeksiyonlar (örneğin idrar yolu, dişler), diyabet ve diğer kronik hastalıkların varlığı bu riski artırabilir. Ameliyattan önce, vücudun diğer bölgelerinde meydana gelebilecek enfeksiyonlar tedavi edilmelidir. Ameliyat sırasında koruyucu antibiyotik verilmesi ve ameliyat sırasında özel önleyici tedbirler alınması enfeksiyon riskini azaltır. Diz protezi enfeksiyonu geliştiğinde tekrarlayan cerrahi, protezin çıkarılması, antibiyotik kullanımı ve belirli bir süre sonra protezin yenisi ile değiştirilmesi gibi bazı tedaviler gerekebilir.

Yukarıdakilere ek olarak, yara iyileşme problemleri, damar veya sinir hasarı, protezin bazı bölümlerinin çıkması, protez çevresindeki kırıklar ve protezin kendisinin kırıkları gibi komplikasyonlar çok nadirdir.

AMELİYAT SONRASINDA ENFEKSİYONDAN KORUNMAK İÇİN NELERE DİKKAT ETMEK GEREKLİDİR?

Ameliyat sonrası ilk 3 haftada pansuman takibi ve yara bakımınızı düzenli yaptırınız. Olası bir yara probleminde hemen doktorunuza danışınız.

Düşük olsa bile, kana giren bakterilerin kalça protezinize ulaşması, oraya yerleşmesi ve enfeksiyona neden olma riski vardır. Kalça protezi ameliyatından sonraki ilk iki yıl içinde diş veya idrar yolu cerrahisi yapılacaksa, önceden antibiyotik kullanılmalıdır. Diş çekimi, taş temizliği ve kök kanal tedavisinden bir saat önce uygun antibiyotiklerle enfeksiyonu önlemek önemlidir. Antibiyotiklerin dozu ve süresi için lütfen doktorunuza danışın.

Ayak bakımına da dikkat etmeniz gerekir. Ayak veya tırnak enfeksiyonu belirtileri varsa, lütfen doktorunuza danışın.

Kolon Kanserinin Belirtileri ve Tedavileri

KOLON KANSERİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR? Kolon kanserinin sık görülen belirtileri arasında bağırsak alışkanlıklarında kabızlık veya ishal şeklinde değişiklik olması, dışkıda kan olması veya renginde koyulaşma olması,

devamını oku
Çocuklarda Erken Yaşta Sünnet

Erkek çocuklarının penisin ön derisinin (prepisyum) cerrahi olarak çıkarılması işlemi olan sünnet binlerce yıldır çeşitli toplumlarda uygulanmaktadır. İslamiyetle birlikte Türk toplumlarında da uygulanmaya başlayan sünnette

devamını oku